22 Şubat 2015 Pazar

Öncelik




TDK’ye göre bu kelime, bir şeyin öbüründen önce olması durumu, olarak açıklanmaktadır. Öyleyse buna göre önceliklerimi belirlemem ve bir liste oluşturmam gerekiyordu. Listeyi oluşturmam az vaktimi almasına rağmen bir türlü bu durumu idrak edebilmem haftalarımdan çaldı.evet, haftalardır bekledim. Sonra harekete geçtim ve sizinleyim hamdolsun. Tekrar.

Varsayın ki öğrencisiniz. Bir öğrenci olarak önceliğiniz nedir? Doğru, çalışmak, seviye atlamak, yarına güçlü ulaşmak.

Ya da bir doktor olduğunuzu düşünün şimdi de. Yeni keşifler, tıpta ilerleme…
Tarihçisiniz. Yeni olay ve yerleri keşfetme, ilginç şahsiyetleri irdeleme, okurlarınızı aydınlatma ve sair…

Uzatmak mümkün. Bunlar elbette öncelikler. Şimdi bir öğrencinin listesindeki diğer önceliklere göz atalım:
  • Ders çalışıp başarılı olmak
  • Ailedeki sorumluluğunu bilmek
  • Okuldaki başarı sıramı yükseltmek 
  • Kişisel becerilerimi geliştirmek…


Gelelim sözün özüne. Bu kadar listeden sonra peki, Yaradan’ın listesindeki kul olarak öncelik listemiz nedir. İşte mesele tam da bu!


Değil mi yoksa? 22.02.15

18 Ocak 2015 Pazar

Ya sence?




Çalışmak zor zanaat doğrusu, her açıdan. Fedakarlık gerektiren meşakkatli yollardan geçiren; bugün üzen, yarın güldüren, sonunda huzura ulaştıran (O’nun izniyle) kutlu bir yol. Tabi neye nasıl ne derece çalıştığımız da önemli elbet. Hiç işe yaramadığını saatlerce harcadığımız zamandan sonra anlıyorsak hele, ziyadesiyle üzücü bu işten bir an evvel kurtulmamız, bizim için daha hayırlı olabilir.

Hiç şüphesiz mâlâyâni işlerden ne kadar uzakta tutabilirsek nefsimizi, o derece “Mutmain Olduğumuz’a” yakınlığımız artar, İnşaAllah. Nitekim fikri ne ise işi de o yönde olur. Bu yüzdendir ki tutarlı, düşünerek hareket etmek, gayret göstermek, neyin kendimiz için faydalı olduğu neyin zamanımızı harcadığını tespit etmek, rahata huzura bir nebze daha yakınlaştırabilir.

Ha bir de şu var ki, böyle boşa harcadığımız zamanla kaybettiğimizi geri kazanmak epey vakit alabilir. Hal böyle olunca, zamanı zamanında yaşayamamış olmanın ıstırabı katlanarak her geçen gün artabilir.

Bugün, birilerini üzmeyeyim, onların yanında olayım derken yarın daha üzüldüğünü görünceki pişmanlığımız ve geriye dönememenin vermiş olduğu stres, bizi ve çevrenize verdiğiniz zararla, onları yıpratabilir. Ve böyle geçer gider… mi?

Hepimiz için en hayırlısının nasip olması dileğiyle. 11.01.15

11 Ocak 2015 Pazar

Kalbimin derinliklerinden dile gelenler




Bugün derinlerden gelenleri okuyorsunuz. İçimden geldiği gibi yazdım. Birkaç haftadır kelime haznem kalemimi hareket ettirecek kıvamda değil. Bu yüzdendir ki haftalardır geçiştirici kelimelerle haftayı kotarmaya çalıştım. Eksik olan bir var içimde. Onu bulmaya çalıştığımdan yüzeye önceki kadar kelime çıkmıyor. Derinlerde saklanmış kalmış, mürekkepten utanıyor sanki kelimeler.

Eh, tabi kitap okumuyorum şu sıralar. Bunun da etkisi yadsınamayacak kadar fazla. Bir de birkaç hedefi birlikte götürmek gibi bir alışkanlığa sahibim. Bu da KDG yi es geçmeme sebep oluyor.

Ez cümle, bu ara fazlasıyla kalabalık beynim. Gerçekten geçen haftalarda yazdığım gibi “Taze Dem”e (Yazıları silip tekrar yükleme yaptığım için Bu yazı gibi bazu yazıların orijinal haline ne yazık ki ulaşamadım.) ihtiyaç var.

Beynimdeki misafirler kalıcı; güzel elbet ama bazen de yorucu. Umarım getirdikleri bereket hallice. Bilirsiniz, misafirlerin on getirdiğinin dokuzu bize biri kendisine. Bu yüzden mütevellit öze dönüşümü hızlandırma çabasındayım. Dualarda anılmak dileğiyle, öze dönüş yolunda. 11.01.15

KDG İlk Blog Yazısı

Yalnızlık

Blogger'daki ilk yazımdan sadece başlıktı, geriye kalan.. yer vermek istedim.. 2011 yılında başladığım blog yazılarını  2015'...

Tüm zamanların en çok okunan 3 yazısı